14 Temmuz 2009 Salı

Merhaba :))

Yeni bir ihtarname gelmeden merhaba demeliyim dostlarıma, (kibar uyarılar aldım aslında ya) ..
Merhaba dostlar.
Bu gün hiç bişeyden bahsetmeme yazısı yazmak istiyorum,
Yani İstanbul’da olduğumu, Antalya’yı özlediğimi ama ilaç olarak sabah oradaki dostlarımın (pamuk arkadaşımın) İstanbul’a geleceğini , bir hafta sonra Canımın Düğünü için (Saklanbaçımın kardişinin) Ankara’ya gideceğimi, sonra yine İstanbul’a döneceğimi, Ağustosta acaba Çıtırımızla birlikte başarabilirmiyiz diye düşündüğümüz Kapadokya gezisini daha sıkı düşüneceğimizi, Eylülde nihayet Antalya’ma gidip kendimi konyaaltından sulara bırakacağımı hatta şu anda çıtırımın patilerini zaptederek onun bastığı harfleri silerek kuyruğunun arasından ekranı görmeye çalışarak yazdığımı, fonda özgür ruhlu kocamın yüksek volümlü horultusunun duyulduğunu, çılgın martıların çığlıklarının her zaman sabah olduğu halde neden gece gece olduğunu merak ettiğimi ve yine acıktığımı, kalkıp bir şeyler tırtıklamak istediğimi yazmayacağım. Çünkü bunlar son derece sıradan olaylar… Kimsenin ilgileneceği konular değil,
O nedenle bu yazıda hiçbirşeyden bahsetmeyeceğim..
Sevgili dostlarım. Düğünümüz olsun sora yazarım, düğünü anlatırım olur mu..
Bakiim size göstermediğim bir iki suluboya resmim olacaktı, bulup ekleyeyim yine adet yerini bulsun. (şu atları buldum)

Çoook çok çok sevgiler benden hepinize..