23 Kasım 2008 Pazar

KARAKÖY İSKELESİ

Benim iskelem.. dün dışarıdaydım.. Özgür aradı senin İskelen battı dedi, Hay Allah vah vah diye kapadım telefonu, biraz yamuldu diye düşündüm.. Akşam TV de görünce inanamadım..
Evet benim iskelemdi.. hemen hemen hergün sabah akşam kullandığım iskele.. Uzun yıllar İstiklal Caddesinde, yine uzunca bir dönem Salıpazarında çalışırken..
Taaki emekli olana kadar her gün.. O nedenle benim iskeleydi..
Ne çok anı, ne çok yaşanmışlık vardı alabora olan..
Bu konuda çok şey söylendi,
Akşam TV de dedim ya.. ters dönmüş..
Evet inanılır gibi değil..
değil de beni daha çok çarpan ne oldu biliyormusunuz..
Muhabirin elinde mikrofon, soruyor ya vatandaşın duygularını.. çok kişi de hayretini ifade ediyor ya..
Orada balık tutan bir adam..bir vatandaşımız beni derin düşüncelere gark etti.. eminim birçok kişide fark etmiştir..
Sakin sakin oltasına yem takıp balık tutmaya çalışıyor..muhabir soruyor-iskeleye ne oldu- diye
Adam oltasıyla meşgul olarak.. ben buradan balık tutarım zaten orda iskele yoktu.. duba vardı bitane diyor..
Muhabir nasıl olur iskele battı.. diye olayın önemini vurgulayınca adam “napiim” diyerek oltasını denize atıyor..
İşte iskelenin batışından çok insanın batışına da şahit oldum o haberde..
Yurdum insanı denilen oydu galiba..
Karaköye (anlaşılan sık sık) balık tutmaya giden ve İstanbul’da yaşayan Vatandaşımız 1900 lerin başından beri orada bulunan iskelenin farkında değil..
onu fark etmeyen. kim yönetiyor, kim yönetmeye talip.. kim doğru kim yanlış nasıl bilsin nasıl karar versin..
E işte oy kullanıp vatandaşlığını yapıyor.. sonra oltasına yem takıp bir iki balık daha tutmaya çalışıyor..
Vah yurdum insanı.. vah yurdum insanları.. vah biz..
Vak ülkem.. vah iskelem…
İşte benim de iskelem battı..

Yapılır yenisi.. umarım eskiyi anımsatan mimari ile yaparlar, geçmiş olsun İstanbulum..

Aşağıdaki suluboyanın konuyla ilgisi yok.. biraz gayret etseydim de uyan bi resim yapsaydım iyi olurdu ama ben de bu ülkenin tembel vatandaşlarından biriyim.. napiim..
Afacan kız resmiyle idare edeceğim artık..

Sevgiler dostlarım…


14 yorum:

aahmetcelebii dedi ki...

Gelen giden iskele battı diyo, birde ne göreyim harbiden batmış koca iskele:)

Adsız dedi ki...

ehehe..
resimdeki veledin var bi bildiği bu iskele batma konusunda =)
gülüşe bak gözlere bak..
=)
batı vall bi duba vardı .. büyücek o işte.. ne var bu kadar.. abartacak.. ben balık tutarım .. ona bakarım..=)
atalet.

who dedi ki...

geçkalmayan bende bende izledim o balıkçı amcayı.. allahım bu nasıl bir hayatta vazgeçmişlik nasıl bir farkında olmama halidir.. nedir bizleri böyle yapan.. çok düşündük az konuştuk annemle ikimizde kimbilir neler hissediyorduk.. senin iskele bu sabahki haberlere göre içinde altın var denilip gözü açıklar tarafından delinmiş deniyordu ama ben inanmadım.. bakımlarını yapmayanların kasıtlı bir dedikodusu dedim..

resim yine çok güzel.. ben çok begeniyorum hepsini.

sevgiler..

Ece dedi ki...

Ne kadar uğraşsam,beceremediğim suluboya resimleri hayranlıkla takip ediyorum. Babam suluboya ile yaparken hiç çizmezdi.Fırça ile verirdi şekli ve ifadeyi hep.Ben önceden çizsem bile beceremiyorum.Sen bi kurs aç,ilk öğrencin ben olayım.

İskele için yorum yapmıyorum.Ben o iskeleden aldığım modellerle dikiş dikerim sadece:)))

Sevgiler ve güzel bir hafta dilekleri ile..

mavianne dedi ki...

resme bayıldım
başka da bir şey demiyorum
süpersinnnn :)))

uctemmuz dedi ki...

Ben de izledim o adamı. yuh dedim önce yüksek sesle. Sonra durup düşündüm aklım bakışına takıldı, ahmete dönüp çok derdi var bu adamın dedim. (Galiba da öyleydi, iskele filan görecek halde değildi sanki.)
İskele nasıl batar anlamadım Fundacığım, biz zaten denizsiz bir şehirdeyiz yine de o kocca yapıların duba üstünde durduğunu filan bilmiyordum ben.
Bu ülkede üstüne güvenle basacak yer kalmadı gibi geldi bana.
Bu resmi, resimdeki muzır veleti çok sevdimmm.:)

burdasaklaniyorum dedi ki...

"tanımadığım" bir iskele olsa daha mı az üzülürdüm bilmem ama...
en çok kullandığımız o iskele benim için de istanbul demekti.
8((

Parpali dedi ki...

"adam sendeee" Ülkemizin hali ne yazık ki bu. O iskelenin yaşadığı ilk olay değilmiş zaten. Ama görüyoruzki değişen bir şey yok. Ve maalesef hiç de olmayacak galiba.

hamdivehusnucan dedi ki...

teşekkür ederim kutlaman için çok naziksin selamlar.zehra

Adsız dedi ki...

Biliyor musun Funda'm,o iskele yıllarca benim de iskelem di...2001 yılına kadar kullandım.Kimbilir belki iskelede,belki vapurda yanyana oturmuş bile olabiliriz:)))Yazık oldu.
Adama ise dasece acıdım...
Resimdeki velet şahane.
Sevgiyle öpüldün:)))

alpernatif dedi ki...

Bu ülkenin duyarsızlığı bu kadar anlatılırdı
Tebrikler
(Resme bayıldım yalnız. Her an halt karıştıracak ifade var :) )

Adsız dedi ki...

iyi geceler Fundaaa'mmm...sevgiler.

Belgin Güven dedi ki...

O röportajda bende koptum,güleyimmi ağlayayımmı bilemedim. Aslında bence tek bir şey gösteriyor bu, farkındalığımız o kadar eksik ki,çevremizde ne olduğuna asla bakmıyoruz,kendi kendimizle,sorunlarımızla o kadar boğuluyoruz ki. Farkındalığımızı artırmamız lazım... Orda iskele yoktu ki dedi adam,düşün hep orda balık tutuyor,ama görmüyor,bakmıyor,yani uyuyor.Seçimlerdeki sonuçları da açıklıyor bu işte maalesef,uyuyor halkımız

oyumben dedi ki...

-Batıyoruzzzz. Herkes filikalara!!!
-Abi ne filikası? İskeledeyiz.
-Hö??? Eee? Niye batıyoruz ki?
-Kaç abi kaç!.. Manyak mısın, yorum yapma!Koş! Go go go!
-Go ne demek? Neler oluyor?
-Sen kal abi.